Özel Tim – Tropa De Elite (2007) İnceleme

Rio de Janeiro oldukça karmaşık bir yer. Tepelerde kurulmuş mahalleleri yöneten uyuşturucu çeteleri bulunuyor. Her köşe başında eli kalaşnikoflu çocuklar nöbet tutarken, polis bu mahallelere müdahale etmekte zorlanır çünkü giren polisler çabucak belirlenip ‘etkisiz’ hale getirilir. Bu gerçekler, Tropa de Elite ve City of God gibi filmlerde çarpıcı bir şekilde yansıtılmıştır. Bu filmler, ülkelerinin kurumlarını eleştirmekten çekinmez ve her gruba aynı mesafeden bakarak, iyi adam ya da kötü adam tanımlamalarından uzak dururlar. Yalnızca engellenemez bir kaos ortamını gözler önüne sererler.

Tropa de Elite, adını aldığı Elit Takım, yerel adıyla BOPE’de işten ayrılmak üzere olan Kaptan Nascimento’nun gözünden yaşanan karmaşayı anlatır. Film, en baştan yaşananların gerçek olaylardan alındığını belirtirken, bu olayların gerçekten yaşandığını vurgulayarak ‘gerçeklik‘ sorununu çözer.

BOPE, polisin erişemediği çetelere ulaşabilen, sorgusuz sualsiz adam öldürme yetkisine sahip, aşırı sert askeri eğitimlerden geçmiş özel bir polis birimidir. Ekibin kaptanı Nascimento, işten ayrılmadan önce yerini alacak birini yetiştirmek zorundadır. Film, bu arayışın hikayesini ve böyle bir düzende ‘iyi’ ve ‘namuslu’ bir polis olmanın neredeyse imkansız olduğunu anlatıyor. Nascimento’nun adayları olan Matias ve Neto, polis teşkilatına girdiklerinde bir şeyleri değiştirmek, her şeyin rüşvetle yürümesini engellemek istemekteler. Ancak, kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için bile yasadışı işlere girmek zorunda kalırlar ve sonunda sistemi içten vurma planları yaparlar. Fakat bu kaos ortamında kimin kimi vuracağı belli değildir. Uyuşturucudan kazandıkları parayı silaha yatıran çetelere silahı satanlar da aslında asgari ücretle çalışan polisler.

Bu içinden çıkılmaz sistem ve birbirini besleyen kolların oluşturduğu karmaşa ortamında çözümün nerede olduğu, yozlaşmanın kaynağının tespiti gibi sorular oldukça karmaşık sosyal meselelerdir. Özel Tim, bu konulara çok fazla bulaşmadan sadece filmdeki mevcut çarpık düzeni ve polis teşkilatının geldiği inanılmaz noktayı anlatır. Sosyal durumun üzerinde biraz dursa da olayın siyasi boyutuna çok girmez, filmi o kadar makro bir boyuta taşımadan kalır. Bu yönüyle başarılıdır çünkü ele aldığı konuya her yönden bakıp, bir de soruna çözüm üretmeye çalışan birçok film kendi karmaşasında kaybolur. Yönetmen José Padilha bu filmde gerçekten de takdir edilecek bir denge kurmuştur. Hem kıyasıya eleştirmekten çekinmemiş hem de ‘bütün bunların sebebi aslında şu’ diyerek ele aldığı sorunu küçümsememiştir.

Buna rağmen, filmin sınıf çatışmasıyla ilgili bazı konularda bazen gülünçleştiğini düşünüyorum. Filmde gösterilen üniversite öğrencileri zengin, ‘sosyal bilince sahip’, bir sivil toplum örgütünde çalışan ama kendileri de sorunun bir katmanı olan o uyuşturucuyu kullanan insanlardır. Film, bu öğrencilerle o kadar dalga geçer, onları aşağılar ve suçlu olarak gösterir ki sanki bu çocuklar uyuşturucu satın almasalar bu sorunlar yaşanmayacak gibi bir izlenim yaratır. Her ne kadar bunlar pek tekin bir insan olmayan Nascimento’nun ağzından söylense de, bu durum bahsettiğim mükemmel dengeyi biraz bozan unsurlardandır.

Muhammed Taşkıran
 | Website

Muhammed Taşkıran, sinema dünyasına olan derin ilgisi ve bilgi birikimiyle tanınan deneyimli bir yazardır. 2024 yılında kurduğu Sinepil adlı sinema sitesinin sahibi ve yazarıdır. Muhammed Taşkıran, sinema eleştirileri, film analizleri ve sektör haberleriyle okuyucularına değerli bilgiler sunmaktadır.

 

Bunları da Beğenebilirsiniz

Yorum yapın